|
 Kokunu Bırakıyorum...
Sensiz olan bu yerin sessizliğinde Bir hüzün saklı Heryerden ve herkesten çok uzakta Denizin üstünde bir iskelede tek başıma oturup Yaşamadıklarımı hayal edip yazdım
Alıp başımı geldim Ardımda hep sen vardın Hep az ötemdeydin
Yakamozları seyrederken Ahtapotlar kendini feda etti, bu gecelerde Ama izin veremezdim Sarılıp, alıp beni sana götürmelerine Uzaktaki gemileri süzüp Yakamozlarla raks etmelerini seyrettim Karşı kıyıya az kala bir zamandı Gözlerini sana gönderdim İzin veremezdim bende erimelerine
Ve ilk tutuşunu hatırlıyorum ellerimi Az bir zaman önce idi Bir balonu tutuyordum ucunda şiir kartonu olan Yavaşça ellerime dokundun, ellerim ellerini tuttu Balon sonsuz göğe uçtu Şimdi balon nerede? Bilemiyorum... Ben Bolu’dayım sen İstanbul’da Ben İzmir’de sen Assos’da Ben Assos’da sen Bolu’da...
Ege sularının serinliğine bıraktım seni Bir nebze derimde kalacak tuzlar Derim hala tuz kokar Tuzlar hala sen Ve Assos’da artık gece oldu Yakamozlar gözüküyor koca denizde
Senin kokunu bırakacak en güzel yeri arıyorum İskele, taşlarla dolu sahil, Assos’un en tepesi derken Fenere doğru yürüyüp en son taşın üzerinde “nefesimi verdim” Ve ben borcumu ödedim Senin ay gibi parlayan yüzünün aksini Gelip-giden parıltılara yazmaya çalıştığım adını Ay ışığında sakladığım sözlerimi En parlak yıldızıma, sesinle emanet ederken Vurgun yedim Şiirimi yazmaya çalışırken
“Biraz müzik açabilir miyiz? ” dedim Keane çalıyor melodilerde Seni yoksunuyorum Masaya kokun geliyor Ömrün zeytince olsun Ve hep mutlu ol bu uzun ömürlerde derken Gözlerini geceye karıştırdım Gözyaşlarım omuzunda kaldı Kahverengi gözlerine takıldım Avuçlarımla yüzünü sarmaladım Gözkapakların yumuşacık indi -Aç dedim, aç… Bakmak istiyorum Kimin gözleri kahverengiyken renkli zannedilebilir ki -Ne güzel bakıyorsun dedin Yüzün yüzüme değdi Gözkapaklarım indi
Heryer çırpınıyor şimdi Hıçkırıklar tırmalıyorken ses tellerimi Tıkanıp kalıyor şarkılar türküler Yunan ezgilerindeki sagapoları gömdüm Uzun Ev’de Çıkıp gelecekmişsin gibi geliyor Yine kendimi kucaklıyorum egoistçe Senin kokun buralarda biliyorum Daha AZ ÖNCE gitmişsin AZ SONRA gelecekmişsin gibi...
Ve uğurladığımda seni Bir ara uğrayacakmışsın gibi git Geri dönecekmişsin gibi git; demiştim içimden Kaydı bir yıldız senin olduğun yeri Pusulama işaret ederek, buralardan yeni gittiğini söyledi
Gözlerimin parıltısı kaldı masamdaki kadehlerde Sen İstanbul’dayken Bizi karşılaştıran periler korusun seni Sen İstanbul’dayken Assos’u terkederken, şehrime giderken Seni aramadım geldim-gidiyorum diye Gözlerinden özür diledim Aşkını sarıp sarmalayıp sıkıştırdım Valizimdeki eşyaların başucuna Sen uyuyordun belkide
Rötar yaptıkça yaptı yolculuk Buraları terketmekte direnir gibi Ve şimdi mesafeler uzuyor sana dair Kilometrelerce, ben gittikçe Sen ardımda kalıyorsun Sen ardımda kaldıkça İstanbul’da Ben İzmir’e varıyorum usulca Denizin karşı kıyısına yakamozları iteledim gözyaşlarımla Gözlerimi yumdum, yüz hatlarını yerleştirdim Aşık yüzünü alıp hafızamdan Ege Denizi’ne bıraktım, akşam İzmir Körfezi’nde alayım diye Ay hilaldi, ucuna sen takılı… Biraz daha uzansak değecekti ellerimiz
Öyle bir gün ki, sessizce gidiyorum Eğer karşından bir rüzgar esip kokumu Gözlerimi, saçlarımı getirir Burnunun direği sızlarsa Sadece hayal gördüğünü düşün Ve nasılsa hayat uyandırıyor herkesi Bu tatlı heyecanlı uykudan |