4/3/2008 - BİLİNÇ IŞIĞI YIL.1 SAYI:11 SAVAŞ EZGİ...MART 2008
BAŞLANGIÇLARA...SETH...

BAŞLANGIÇLARA…
Damlaların yetmediği yağmur yemiş toprakların tuhaf direnişiydi bu.
Yalnızlığın son demlerinden silkelenip de çıkıverdi yola. Tüm sevdasını gömdüğü toprağın son kırıntılarını da kovaladı kanayan avuç içlerinden. Başlangıçlara gebeydi tüm düşleri,doğum sancıları güçsüz ruhunda başlamıştı bile.Biliyordu doğuracağı kendiydi yeni güne..Yeni gün;ne uzak görünüyordu gözüne..Hayatın tüm oyunlarında ebe olmaktan bıkalı, karmaşasına yeniden tokat atalı fazla olmamıştı.O gün ‘sil baştan ‘diyordu radyodan gelen boğuk ses..Sil baştan..neyi ? Neden? Kendimi de baştan yaratmalıyım’ ın ardından çıkmıştı yeniden doğma fikri. Soru işaretleri dolanıp duruyordu beyninde.. Doğuşu sancılı olacaktı elbet ,acısına küllenmiş tüm doğruları ekleyecekti.. Yalnızlığın tek başına doğumlardan ibaret olduğunu da biliyordu.
Yaslandığı ağaçtan şöyle bir doğruldu..Deli deniz grinin her tonundan ağlıyordu ona..Ne yeşili, nede mavisi vardı..’Eski ben ölüyorum’ diye söylendi..Sala’m ne vakit okunacak? ‘Ağlayanım olur mu ki?’ diye düşündü ‘benden başka..Yada yeni doğuma muştulanır mıyım kendimde’.. Havada uçuşan günlük kelebek yaşamları gibiydi düşünceleri, sadece günlük değil anlıktılar. Sevdiğini düşündü..uzaklara giden onu terk eden tek sevdiceğini..’Haberin bile yok’ dedi..’Ben yine doğuyorum. Her kozadan daha güçlü çıkıyorum; sen gelsen de gitsen de,bilmeyeceksin beni ,tıpkı seni bilmediğim gibi..’Bir kaç adım attı denize doğru.Su boz bulanıktı. Hafifçe ürperiverdi boynunu yalayan rüzgarın soğuğundan..Kabanının yakalarını kaldırdı, ufka dikti gözlerini .Zor bir sürecin sonundaydı artık. Uzun zamandır vazgeçtiği özgürlüğü tekrar onun olacaktı. Körlük drama sının son perdesi.. ‘alışmak’ diye düşündü ‘alışmam lazım. Ben artık ben değilim..Kendimden vazgeçeli katlanmışlıkların son basamağını aşalı hani oldu.’
Buraya gelmeden önce tüm fotoğraflara son kez bakmış yazdığı tüm şiirleri(o nun için) okumuştu..Ve hepsini hüznünün son çırpınışlarından çıkıveren kıvılcımla yakıverdi..’Siz yoksunuz artık..Ben yokum!’ Sadece kıyamadığı tek bir kare vardı yanında..Dokundu güzel gözlerinin kendine bakışına.Son bir damla süzüldü gözlerinden..Kendine söz verdi..’son..göz yaşlarımın izinsiz son salınışı yüreğimden. Nehrim olsa da içimde akacak her şey’ ve ritüelin son aşaması geldi. Fotoğrafa son kez bile bakmadan küçük parçalara ayırdı ve rüzgârın yönüne doğru salıverdi avucundan denize. Suya değdiklere yere bakmadı bile.
Eve dönerken bir şarkı mırıldanıyordu.’sanılmasın yastayım, yapayalnızım. Yoluma devam ederim kaldığım yerden.’
Yolların sebebi afsızlığım,
Destursuz girilen mekânlarda
Eski sevgilerin çulsuzluğu sorgulanmış iyeliklerde
Ay’ın bile çekip gittiği yerde
Kalpsizim, damlaların tam merkezinde
Bela bilinenin aklına takılmış
Zaman ise beklemenin gözlerinde dalmış uykuya
Kayıp niyetlerin bolluğunda yakınsızlık işlemiş tüm ruhlara
Okşanmamış tebessümlerin inkârında kaçışlar
Paylaşılamayan yalnızlıkların limanına sığınmış
Silinmiş tüm başlangıçların sıfır noktasında
Süregelen yok oluşların çıkış kapısı
Odamın duvarından günüme açılmış
Tarifsiz cüretler niyetlenmiş
Kırık dökük tenlerin sancısıyla gömüp gülüşleri
Çıkıvermiş uzak diyarların hikâyesine
Fikirsiz sürüklenen bilişler
Vardığı noktanın dibinde kim bilir
İnkârın kaçı ne kadara satılmış?
İLETİŞİM: seth.ra@mynet.com
DERGİ İLETİŞİM: bilincisigi@mynet.com
|