Kültür Sanat ve Edebiyat dergisi

9/2/2008 - BENİ EL YORDAMIYLA SEV...NURDAN SAYDAM

Kategori: deneme

 

Freedom_by_MelGama.jpg

 

 

BENİ EL YORDAMIYLA SEV...

 


İllüzyon olsun.


Bir yığın yaşamışlığım var.Biraz doydum derken çokça doyumsuzluklarım oldu, bir an sevindim dedim çokça hüzünlerim oldu.

Ve kadın başını öne eğdi , anlatmaya başladı.

Hesapsız günlerimde kitapsız kalmadım okudum ama ikisini hep karıştırdım ! Tıpkı beni hesapsız kitapsız yargılayan insanlar gibi.
Kabuğum beynimdi bir açıp bir kapadım.Açtıkça hırpalayanlar oldu kapattım.
Kollarım dallarımdı verdikçe budayanlar çok oldu! Geri aldım.
Sözlerim ikramiyelerdendi kazananlar da çok oldu. Söylemeyi bıraktım.
Gözlerim güneşi doğururdu batışını gören olmadı kendime batırdım.
Ellerim öyle uzanırdı ki her ikisinde de melekler dans ederdi onları öldürdüm.
Başımda ki tacım anlayışımdı her gelen bir taşını aldı çıkartıp attım.
İsmim ışık demekti o kadar devasa aydınlattım ki sonunda karanlıkta kaldım !
Yüreğim çiçek açan menekşeler gibiydi susuz bırakıldı , kuruttum.
Ama
Bir ben var ki içimde!
Bir yeniden doğuşunu bekleyen BEN!

Beni el yordamıyla sev !

 

Fairies_Refuge_by_MelGama.jpg

 

YEŞİL DERİN SEVDA...


Ne yaşımı ne yaşamımı ne de yaşamımdaki yaşanmışlıklarımı düşünmek istiyorum dedi kadın usulca çiçekli battaniyesinin altına sokularak.
Bir akşamüstü yeşil gözlerden gelen büyülü fırtınaya kapılmış inanç yitimini yaşarken o yeşilin esiri olmuştu.Dalgalı siyah saçları , uzun boyu , sevgi döken dili vardı adamın. Birde anlamı derinliklerde gizleyemeyen yeşil gözleri.Kendinden bahsediyordu adam bir şeyleri ispat edercesine canhıraş. Sürekli kendini anlatıyordu adam yan gözle çekingen ama şevkatle bakarken kadına. Kelimeler sevda sözlerinde uzun uzun takılı kaldıkça kadın, görüntüsü tatmınsizlik veren adama istem dışı bir cümleyle karşılık verdi. " Sevgilin olabilirmiyim? "
Öyle irkildi ki adam dönüp kadına baktığında başını sallarken mağrurca ama inançsız " Bunu istiyordum, bunu istiyorum! " mesajını vermek için çırpındı. Bir müzik vardı fonda, adam aniden kadına " dans edelim" dedi. Saniyeler sadece saniyeler sonra birbirlerinin kollarında göz gözeydiler , suskunluklarıyla.
Kadın başını adamın göğsune dayamış, anlamını çözemediği duygu şimşeklerinin çakmasını hissediyordu. Gözlerdeki ışık öylesine serin öylesine berrak ve öyle içtendi ki. Her ikisi de yaşamlarındaki güvensizliklerini adımlarıyla geride bırakmanın inancı içindeydi. Her ikisinin dudaklarından aynı anda ve aynı duygularla " SENİ SEVİYORUM AŞK! " cümlesi uyumla çıktı. Ve her ikisi de kadehsiz sarhoş olmuşlardı.
Kadın cinselliğin sevgiyle asilleştiği inancını yitirmemiş ve içindeki korkuya sarılmıştı aniden. Ya bu yeşil ve derin ve de beni içimden etkileyen adamın talebi sadece buysa diyerek aniden hüzünlendi. Mevcut tüm negatif düşüncelerini , adam aynı şekilde yaşamaktaydı oysa. Başladıkları sevda yolunda el ele tutuştukları andan itibaren telaşlı yanlış düşüncelerini de gözleriyle yok ettiler.
Öylesi beklenen bir sevgi seline kapılmışlardı ki dünyaları sadece ikiyle sınırlanmıştı. Masum heyecanlar gerçek sevgiyle yeşeriyordu ve kadın güveni benliğine aldıkça adamın kadını olmanın hasretini yaşıyordu. Sahiplenen ve sahiplenmeyi bilen bu adamın sevgi seliyle yaşanan sevişmelerinde mutluluğu bir kez daha yaşadı ve yaşattı kadın.
Soruları bir yana bıraktı, izlenmenin devasa sevincini yaşadı sadece siyah saçlı güzel kadın. Kadınım, hanımım, eşim, yoldaşım, prensesim, kanım, vazgeçemediğim diyen adamın her bir kelimesinde kendi iç bedenini görüyor, coştukça coşuyordu. Sorumlu olmak bu işte, mesuliyetli olmak bu işte, sadakatle sakinlik bu dedi kadın ve iki yüreğin çığ gibi büyüyen sevdasını, yaşamın şans oyunu olarak benliğine çekti. İlk kez kazanmıştı.
Günleri de, ayları da, saatleri de saymayı bırakmışlardı. Özlenen özlerinden istedikleri sevgiyi hırçın olmaksızın yaşıyorlardı.
Bir tanrı bir de kendileri vardı dünyada.Birde yüreklerindeki sevimli şımarık çocuksu ama erdemli sevgileri. Sabah sucuklu yumurtalı kahvaltıları, el ele film izlemeleri, delice sevişmeleri ve her saniyesi aşk kokan sevgi sözcükleri..Yanyana olmalarına rağmen hala birbirlerine hasretlik çekmeleri...
Bir akşamüstü yeşil gözlü derin bakan adam kayboldu .
Karanlık bir köşenin karanlık bir çukurunda kadınına bakan o yeşil gözleriyle...
Kadın sıkı sıkı sarıldı battaniyesine ve devam etti yeşil gözlü sevdasıyla yaşamaya, orada kala kaldı.




bilincisigi@mynet.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Son Yazılarım

MAHŞER...ÜLKÜ GÖKSU (SETH).. SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAYI:
ALTIN SUYU ÇİÇEĞİ DESTANI'NDAN SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2
UNUTULAN YENİÇERİ...SUNAY AKIN...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 S
İKİMİZİÇOKÖZLEDİM...HÜSEYİN YÜK ...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:
DOSTA NAZAR...SERPİL AKKAYA....SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SA
Dostoyevski ve Felsefe...DİREN YARDIMLI...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞ
ŞİZOFREN BOZUKLUKLAR...DR.OSMAN KAUR BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAYI:15
KUANTUM FELSEFESİ VE MUTLULUK...CENGİZ ÖZDER ...SAVAŞ EZGİ YIL:2
BİR ŞİZOFREN'İN GÜNLÜĞÜNDEN KANAYANLAR...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ
DRAMA...HULUSİ GEÇGEL..SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAYI:15
SUSTUM....TAYİBE ATAY...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAYI:15
spinoza..KEMAL DÜZ
MODERN TÜRK ŞİİRİ NEREYE?...HAYRİYE ÜNAL...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞI
ŞİİR İÇİNDE NOTALAR...ŞEYDA BOSTANCI...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI
ŞİZOFRENİK BOZUKLUKLAR...PROF.NEVZAT YÜKSEL...BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2
EYLÜL ÜSTÜ AYRILIĞI...EMİNE DENİZ...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:
SONBAHAR YAĞMURLARINDA BABAM...CİMCİMEDA..SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞ
SUSKU....ASLI ŞAHİN...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAYI:15
SONBAHARDA KÖREBE...GÜVEN TUNÇ...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 S
ÜŞÜYEN BİR SONBAHAR DEFTERİMDE SARI...KORAY FEYİZ....SAVAŞ EZGİ
KANADI KIRIK TURNA...NURİ CAN...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SA
Uzakları Yakın Et, Gel Artık!....BİLGE TANYUKUK..SAVAŞ EZGİ BİLİ
KIRIK AYNALAR..MÜNİRE DANİŞ....SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAY
ŞİZOFRENİ...EZEL GÜREL...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAYI:15
BAYAN ŞİZOFREN...DUYGU ÖZBEK...SAVAŞ EZGİ BİLİNÇ IŞIĞI YIL:2 SAY

Kategoriler

Arkadaşlarım

burcuyalkin