4/6/2007 - ATEŞ HERKESİNDİR...DağınıkGazel...

Günlerdir kafasını kemiren düşüncelerden bir an fırsat bulup gitarını eline aldı. İsyan.Bir şeyler yürüyüp duruyordu içindeki düz ovada.Bir tını sürekli çoğalan ağır aksak ilerleyen ama sürekli yürüyen eli gitarın tellerinde içinde o huysuz tını kafasında kemirgen düşünceler mırıldanır buldu kendini "Ateş herkesindir"
Nasıl başlamıştı bu içsel fırtına, unutmuştu çoktan içinde sürüklenip duruyor oraya buraya çarpıyor acı duyuyor zevk alıyor kıvranıyor ama, sürekli esiyordu. Çoktan unutmuştu para hırsını, ev kirasını, arkadaşlarını, çok sevdiği İstanbulunu osunu busunu şusunu çoktan unutmuştu...
- Acıkmadınmı sen isyancım...
Kafasında yumruk gibi patladı bu cümle isyanın.Meleğin sesiydi bu ve her zamanki gibi sokulgan.İlk kez bu kadar itici gelmişti meleğin sesi. Oysa onun sesini, sıcaklığını,anaçlığını bir gün yaşamasa delirirdi. Evet buda ilk kezdi işte ilk kez kadınım dediği kadından ıraklaşmış yine o şizofrenik dehlizlere yol alıyordu.
- Hiç bir şey istemiyorum! dedi. Uzun süredir konuşmamanın yarattığı kabalığıyla sesinin.
Sonra yine dehlizlerine uzandı merak ve heyecan uyandı içinde..Ne çok özlemişti içsel karanlığını(aydınlığımı yoksa?) hiç bir şey istemiyordu. Sahiden de ne kahve ne tütün ne kadın ne para ne sokak ne o ne bu aklı fikri o tuhaf akşamın yarattığı ortaya döküp saçtığı ve sürekli kurcaladığı sihirdeydi.. Anımsamaya çalıştı yeniden o akşamı. Sanki biriyle randevulaşacakmış gibi heyecanlandı yeniden ve özel olmasını istiyordu herşeyin içeri gidip normal davranmalıydı meleğe aksi halde rahat bırakmazdı bu randevuda onu.
- Sürmemi çektin sen? dedi uzun süredir sürmeli görmediği gözlerine bakıp kadınının heyecanla baktı melek.
- Sürmemi farkettiğine göre kendindesin canım az önceki tavrından sonra bilirsin biz kadınlar kompleks yaparız ve hemen süslenmeyi deneriz..En azından kendimizi kandırmak için. Dedi. Gülerek ve sevinerek bu adamın yeniden kendini bulmasına.
- Siz kadınlarmı kadın imgesi için sadece şu sürmeli gözlerdeki bakışları yeğlerim.dedi. Tüm normal zamanlarındaki muzurluğuyla.
O kadar sevinmiştiki melek.. Uzun zamandır böylesi betimlemeler duymuyordu isyandan. Bütün kendi olan insanlar gibi sakınamadı sevincini yüzünden ve hiç birşey söyleyemeden bakındı isyanın iri renkli gözlerine ve sanırım kayboldu bu iri uyarıcı pırıltıda ve sustu.
kahvesini alıp odasına döndü isyan kafasının içine uzanıp yürümeye başladı.
O cumartesi akşamı başlamıştı herkese sıradan gelen bu serüven.artık iyi kazandığını,yaşamı kucakladığını,zirvede olduğunu,herşeyi hak ettiğini idda eden bir kaç arkadaşıyla Beyoğlunda içmek için sözleşmişlerdi.
Hiçbir daveti ret etmeyen isyan farklı birşeyler yapamamanın sancısıyla ve umarsızlığıyla katıldı arkadaşlarına.Beyoğlunda çok sesli barlardan biriydi buda işte.Yürüyen kalabalık,bağrışan insanlar,öpüşen aşkcüceleri,sanat tüccarları,bilge fareler vs hepsi tamamdı işte. Beyoğlu denen rezil sahnede.
Bir kaç kadehten sonra masada edilen sohbetten sıkılan isyan boş boş bakmaya başlamıştı yine.Onun bu bakışını yıllardır bilen nergis yanındaki erkek arkadaşı taylanı umursamadan yanına ilişti isyanın.kısık sesle ama belirgin hareketlerle alnına dokundu bön bön bakan isyanın.
- Canım kendindemisin? Yinemi başladı şu şifozrenik hallerin.
Yanıt vermeden sigara yaktı isyan.ama onu her halinden tanıyan nergis sigarasından. Üst üste çekmesinden anlıyordu çok değişik ruh halleri içinde olduğunu.
Taylan durumdan rahatsız olmuştu ve uyarmıştı nergisi ve masada ki diğer kişilerden ayten yanındaki gruba yeni katılmış arkadaşı selmaya dışarı çıkmayı önerdi.çünkü birazdan olacakları sezmişti.
Bardan apar topar kaçmıştı isyan ve taylan dışında diğer üçüde isyanı durdurmak için uğraşıyorlardı.
- Arkadaşlar bakın keyfinize ben ne istediğimi bilmiyorum daha doğrusu nasıl bir acı çekiyorum farkında değilim. Siz dönün haftasonu keyfinize ben yolumu bulurum.dedi. O herşeyi planlı yapan arkadaşlarına bakıp.
- Olmaz öyle şey anca berbaber kanca beraber dedi nergis. Hala isyanı sevdiğini belli eden gözleriyle.
- Peki o halde ben savrulacam varsa cesaretiniz gelin!
Durumu bir tek nergis anlamıştı..Çünkü çok iyi tanıyordu isyanı. Tüm vazgeçemeyen kadınların bilginliğiyle tanıyordu bu adamı ve saçmalıklarını ve sanırım en çok bu halini seviyordu isyanın.Ayten ve selma tek başlarına bir şey yapamadıklarından dolayı katıldılar diğerlerine.
Galatayı hızla geçip Sarayburnundan Yenikapıya yürümeye başladı grup.. Aslında yürüyen isyandı diğerleri sadece takip ediyordu çaresiz. Özellikle'de nergis bu takipten hoşnuttu. Yine ne saçmalayacak bu herif diye merak ediyordu ve heyecan duyuyordu bu hiçbirşey bilmeme halinden.
Karaköyde aldıkları şarapı çoktan yarılamıştı isyan ve işte berduşlar dışında hemen hemen herkesin unuttuğu Yenikapı cennetine gelmişlerdi (İstanbul cennetinin en sevdiği köşelerinden biriydi burası isyan için ) pas tutmuş demilerine el sürüp söyle bir salladı salıncağı.Bir tek salıncağın olduğu bir parktı burası bir tek salıncak ve kocaman deniz. Bir fırt çekti sarapından ve tekmesiyle sallamaya başladı.Sigarası bitene dek salladı içinden dizeler akıp geçiyordu ve sevinçliydi ayakları yeniden onu bir yerlere attığı için.
- Burda böyle saçmalamak içinmi çıktık evden biz gidiyoruz ne haliniz varsa görün dedi ayten selmayı çekiştirerek.
- Ya durun hepbirlikte gideriz bu saatte buralar tehlikelidir kız başınıza bekleyin sarap bitsin isyanda gelir birlikte gideriz dedi. Nergis tedirgin olmuş kızlara bakarak.
- Onun kendine faydası yok bizemi olacak hem ben dondum gideceksek acele edelim dedi. Ayten kızgınlıkla.
Sağına soluna bakındı isyan farkettirmeden az ilerde bir ateş yanıyordu ve etrafında bir kaç "vazgeçmiş" adam. Üşüyen benle gelsin dedi kızlara dönüp ve yürüdü.Koşturarak arkasından gelen kızlar korkuyla ya onlar sarhoş 3 kızız gitmeyelim, İsyan nolur dur.Delimisin sen be gibi cümleler kurdular çaresizce yürümeye devam edip.
- Rastgele dedi isyan bu eğreti tipli adamlara bakıp.
- Rastgele.dedi içlerinden uzun sakallı ve çocuk gözlü olanı.
Kızlardan birisi hafif korkuyla.biraz üşüdükte.
- Yaklaşın o zaman dedi. Ateşten uzaklaşan adam ateşi işaret ederek korkan kıza.
Gazeteler üzerinde mezeler,rakılar,türküler,takılmalar ve ateş vardı şimdi gecelerinde.Tuhaf ama huzur duymuştu isyan. Bu herkesin tu kaka diye kaçındığı insanları hep sevmişti ve her zaman sığınmıştı muhabbetlerine. Öze olan düşkünlüğünü biliyordu ve biliyorduki sonuna dek paylaşabilirdi varolan herşeyi.Böylesi sıcaklık ve paylaşıma açıklık unutulmuş bir öyküydü bu kentte.
- Dayı şişeyi tutuşundan belli güzel türkü söylersin sen dedi. İsyan hiç tanımadığı adama bakıp.
- Söylememmi yeğen.Deyip türküye başladı ev sahibi olmanın sevinciyle bu kocaman olupta çocuk bakan adam.
Zahidem kurbanım oyy! diye başlayan ve anadoluyu sırtlanan sarap tadında sesiyle
Türküden,paylaşımdan, sadelikten bi haber olan kızlar orasını burasını ısıtıp sürekli cep telefonlarına bakarak mızmızlanıyorlardı. Nergis usuldan eğildi kulağına ve gidelim artık isyan dedi. Arkasından adamlara dönüp:
- Herşey için teşekkür ederiz ateşinizden çaldık sağolun.
Bütün bilgeliğini hiç çaba sarfetmeden kuşanan türkü sesli çocuk bakışlı sakallı adam yanıtladı.
- Ateş herkesindir! dedi. İsyana göre en ağır cevabı vererek.
Kızları taksiye bindirip yolladıktan sonra döndü sahile ama bulamadı adamları isyan üzülmüştü.Neydi o cümle öyle günlerdir hatta aylardır bunaldığı dünyasındaki sözlere benzemiyordu.herkesin BEN' im diye ipotek ettiği onca nesne ve kavramlar arasında nasılda parlıyordu.Sahip oldukça arsızlaşan güruhtan ne çok sıkılmıştı. Bu sahilde öyle değilmiydi? İstanbulun en güzel incilerinden biri olan buraya da el atmayacakmıydı vahşiler. Parselleyip satmayacakmıydı restoran, cafe, bar maskeleri altında yok edilmeyecekmiydi paylaşılan ateş. O kendine özgürlükçüyüm diyenlerin bile algılayamadığı paylaşma gerçekliği boğdurulmayacakmıydı arsızlara.Ürktü ve üşüdüğünü hissetti. Hiç ateş yoktu etrafta hiç insan yoktu ayakta vızır vızır araçlar geçiyordu sahil yolundan. Bir kaç çalı bulup tutuşturdu ve çöreklendi ateşin başına. Şimdi başını döndüren şarap değil o sözdü...

bilincisigi@mynet.com
|